Hakkımızda

Yıldız Hukuk Bürosu, Avukat Caner Yıldız tarafından kurulmuş olup, müvekkillerine güvenilir, şeffaf ve etkin çözümler sunma ilkesiyle faaliyet göstermektedir. Hukukun her alanında adaletin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlayan büromuz, tecrübeli ve alanında uzman avukat kadrosuyla müvekkillerinin haklarını titizlikle savunmaktadır.

© 2025. Tüm hakları saklıdır.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, eşlerin evlilik süresince elde ettiği edinilmiş mallar üzerinde boşanma veya evliliğin sona ermesi halinde eşit paylaşımı esas alan yasal mal rejimidir.

Bu rejim, Türk Medeni Kanununa göre aksi bir mal rejimi seçilmediği sürece kendiliğinden geçerli olan sistemdir. Temel amaç, evlilik boyunca eşlerin birlikte kurduğu ekonomik düzenin adil bir şekilde tasfiye edilmesini sağlamaktır. Yani evlilik içinde alınan maaş, çalışma karşılığı elde edilen gelirler, sosyal güvenlik ödemeleri veya benzeri edinimler “edinilmiş mal” kapsamında değerlendirilir ve kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır.

İçindekiler

Yasal Mal Rejimi Olarak Neden Varsayılan Sistemdir?

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Türk Medeni Kanununda eşler arasında ekonomik dengeyi ve adil paylaşımı sağlamak amacıyla herhangi bir seçim yapılmadığı durumlarda otomatik olarak uygulanan varsayılan sistemdir.

Bu sistemin “yasal mal rejimi” olarak kabul edilmesinin temel nedeni, evlilik birliği içinde edinilen mal varlığının çoğunlukla ortak emek ve katkıyla oluştuğunun kabul edilmesidir. Kanun koyucu, eşlerin açıkça başka bir mal rejimi seçmediği durumlarda ekonomik ilişkilerin adil ve öngörülebilir bir çerçevede yürütülmesini hedefler.

Ayrıca bu varsayılan yapı, tarafların ayrıca bir sözleşme yapma zorunluluğunu ortadan kaldırarak pratiklik sağlar. Böylece evlilik sürecinde mal rejimi seçimi yapılmamış olsa bile hukuki boşluk oluşmaz ve sistem otomatik olarak devreye girer.

Edinilmiş Mal ve Kişisel Mal Ayrımı

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kapsamında mal varlığı iki temel gruba ayrılır: evlilik süresince emek ve gelir karşılığı edinilen “edinilmiş mallar” ile kişisel nitelik taşıyan “kişisel mallar”.

Edinilmiş mallar, eşlerin evlilik devam ederken çalışarak elde ettiği maaş, ücret, ticari kazanç, sosyal güvenlik ödemeleri ve bu gelirlerle alınan taşınır veya taşınmazları kapsar. Kural olarak bu mallar boşanma veya evliliğin sona ermesi halinde eşler arasında eşit şekilde paylaştırılır. Yani evlilik birliği içinde kurulan ekonomik katkının ortak kabul edilmesi esas alınır.

Kişisel mallar ise paylaşım dışı bırakılan varlıklardır. Evlilikten önce sahip olunan mal varlığı, miras veya bağış yoluyla elde edilen değerler, ayrıca tamamen kişisel kullanıma özgü eşyalar bu gruba girer. Bunun yanında tarafların sözleşme ile kişisel mal olarak kabul ettiği bazı varlıklar da bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu ayrım, mal rejiminin en önemli noktasıdır çünkü boşanma sürecinde hangi varlığın paylaşıma dahil edileceği doğrudan bu sınıflandırmaya göre belirlenir. Bu nedenle hem belge takibi hem de hukuki değerlendirme sürecin sonucunu ciddi şekilde etkileyebilir.

Hangi Mallar Edinilmiş Mal Sayılır?

Eşlerin çalışması karşılığında elde ettiği maaş, ücret, prim ve benzeri tüm gelirler edinilmiş maldır. Buna ek olarak serbest meslek kazançları ve ticari faaliyetlerden doğan gelirler de bu kapsama girer. Sosyal güvenlik kurumlarından alınan emekli ikramiyeleri, kıdem tazminatları ve iş gücüne dayalı tazminatlar da edinilmiş mal sayılır. Bu tür ödemeler, doğrudan çalışma karşılığı elde edildiği için paylaşım hesabına dahil edilir.

Evlilik süresince edinilmiş mallar kullanılarak alınan taşınmazlar (ev, arsa), araçlar ve diğer değerli eşyalar da edinilmiş mal olarak değerlendirilir. Yani gelirle alınmış her türlü malvarlığı, kaynağı bakımından bu gruba girer. Bunlara ek olarak, edinilmiş malların gelirleri de (örneğin kira gelirleri veya faiz getirileri) aynı kategori içinde kabul edilir.

Kişisel Mallar Nelerdir?

boşanmada mal paylaşımı

Kişisel mallar olarak şu şekilde sınıflandırılır:

Evlilikten önce eşlerin sahip olduğu taşınır ve taşınmaz mallar kişisel maldır. Yani evlilik öncesinde alınmış bir ev, araç veya birikim, mal rejimi tasfiyesine dahil edilmez. Miras yoluyla edinilen mallar ve bağış (hibe) yoluyla elde edilen değerler de kişisel mal sayılır. Bu tür kazanımlar, tamamen kişiye özgü olduğu için ortak paylaşıma konu edilmez.

Kişisel kullanım eşyaları da bu kapsamdadır. Örneğin giysiler, kişisel aksesuarlar ve yalnızca bir eşin kullanımına özgü eşyalar genellikle kişisel mal olarak kabul edilir. Ayrıca eşler, mal rejimi sözleşmesi yaparak bazı varlıkları açıkça kişisel mal olarak belirleyebilirler. Kanunun izin verdiği ölçüde yapılan bu düzenlemeler de geçerlidir.

Boşanma Halinde Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma davasının açılmasıyla birlikte mal rejimi sona erer ve tarafların evlilik boyunca edindiği mal varlığı “edinilmiş mal” ve “kişisel mal” olarak ayrıştırılır. Bu ayrım, paylaşımın temelini oluşturur. Öncelikle her eşin kişisel malları tespit edilir ve bu mallar paylaşıma dahil edilmez. Evlilikten önce sahip olunan varlıklar, miras veya bağış yoluyla gelen değerler ve kişisel kullanım eşyaları bu kapsamda değerlendirilir. Daha sonra evlilik süresince elde edilen edinilmiş mallar belirlenir. Bu mallar, kural olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Ancak her malın tek tek değil, toplam edinilmiş mal varlığı üzerinden bir denge hesabı yapılır.

Tasfiye sürecinde borçlar da dikkate alınır; edinilmiş mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan net değer üzerinden paylaşım yapılır. Gerekli durumlarda katkı payı, değer artış payı gibi talepler de gündeme gelebilir. Son aşamada, taraflar anlaşmalı olarak paylaşım yapabilir ya da anlaşma sağlanamazsa mahkeme kararıyla mal rejimi tasfiyesi gerçekleştirilir. Bu süreçte doğru delillendirme ve mal varlığı tespiti büyük önem taşır çünkü paylaşımın sonucu doğrudan buna bağlıdır.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? Değiştirilebilir mi?

Mal Rejimi Sözleşmesi, eşlerin evlenmeden önce veya evlilik sırasında yasal mal rejimi dışında farklı bir mal rejimi seçmelerine veya mevcut rejimi değiştirmelerine imkân tanıyan resmi bir anlaşmadır. Bu sözleşme sayesinde eşler, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı gibi farklı rejimleri tercih edebilirler. Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve kanunun öngördüğü resmi şekil şartına tabidir.

Değiştirilebilir mi? Evet, mal rejimi sözleşmesi evlilik süresince de değiştirilebilir. Eşler, karşılıklı anlaşma ile mevcut mal rejimini sonlandırıp başka bir mal rejimine geçebilirler. Ancak bu değişiklik de yine noter huzurunda yapılmalı ve resmi şekilde düzenlenmelidir. Önemli olan nokta, yapılan değişikliğin ileriye dönük sonuç doğurmasıdır. Yani kural olarak önceki döneme ilişkin kazanılmış haklar etkilenmez; yeni mal rejimi değişiklik tarihinden itibaren geçerli olur.

Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiye Süreci

hukuk

Mal rejimi; boşanma davasının açılmasıyla birlikte hukuken sona erme aşamasına girer, bunun yanında evliliğin ölümle son bulması, evliliğin iptali, eşlerin karşılıklı anlaşmayla farklı bir mal rejimine geçmesi veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına hükmedilmesi gibi durumlarda da tamamen sona ermiş sayılır. Bu noktadan sonra artık yeni edinimler mevcut rejim kapsamında değerlendirilmez ve geçmiş döneme ilişkin malvarlığı ayrı bir hesaplama sürecine tabi tutulur.

Tasfiye süreci, evlilik birliği içinde edinilen malların hukuki olarak ayrıştırılması ve parasal değer üzerinden hesaplanarak paylaştırılmasıdır. Öncelikle eşlerin kişisel malları belirlenir; evlilikten önce sahip olunan değerler, miras veya bağış yoluyla elde edilen varlıklar ve yalnızca kişisel kullanıma özgü eşyalar bu kapsamın dışında bırakılır. Daha sonra evlilik süresince emek ve gelir karşılığı elde edilen edinilmiş mallar tespit edilir ve bu mallar tasfiye hesabına dahil edilir.

Bu aşamada edinilmiş malların toplam değeri belirlenir, varsa bu mallara ilişkin borçlar düşülerek net mal varlığı ortaya çıkarılır ve kural olarak kalan değer eşler arasında eşit şekilde paylaştırılır. Bununla birlikte somut olayın özelliklerine göre katkı payı alacağı veya değer artış payı gibi talepler de hesaplamayı etkileyebilir.

Yargıtay Kararları Işığında Uygulama

Uygulamada en çok tartışma konusu olan hususlardan biri, bir malın hangi kaynaktan elde edildiğinin belirlenmesidir. Yargıtay, özellikle evlilik içinde alınan taşınmazlarda, ödemenin hangi gelirle yapıldığının araştırılmasını ve edinilmiş mal olup olmadığının buna göre değerlendirilmesini gerektiğini vurgular. Eğer bir malın kişisel maldan finanse edildiği ispatlanabiliyorsa, bu değer tasfiye hesabına dahil edilmez.

Bir diğer önemli yaklaşım ise katkı ve değer artış payı alacaklarına ilişkindir. Yargıtay, eşlerden birinin diğerinin mal varlığına yaptığı katkının ispatlanması halinde, bu katkının ekonomik karşılığının tasfiye sırasında dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir. Bu durum, sadece doğrudan alım katkısı değil, dolaylı ekonomik destekleri de kapsayabilir.

Ayrıca yüksek mahkeme, mal rejimi tasfiyesinde “hesaplama netliği” ilkesine büyük önem verir. Banka kayıtları, tapu kayıtları, kredi ödemeleri ve resmi belgeler esas alınarak objektif bir değerlendirme yapılması gerektiğini, soyut iddialarla sonuca gidilemeyeceğini açıkça ortaya koyar. Bu nedenle uygulamada delil yönetimi, davanın sonucunu doğrudan etkileyen önemli bir unsur haline gelir.

Sık Sorulan Sorular
Evlilikte mal rejimi türleri nelerdir?

Türk Medeni Kanununa göre mal rejimi türleri; edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığıdır. Eşler evlilik sözleşmesiyle yasal rejim dışında farklı bir rejim de seçebilir.

Bu rejim 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Bu tarihten itibaren aksi sözleşme yapılmadıkça bu sistem uygulanır.

Kural olarak eşler kendi üzerlerine kayıtlı malları üçüncü kişilere devredebilir. Ancak bazı durumlarda diğer eşin haklarını zedeleyen işlemler için hukuki itiraz ve dava imkânı doğabilir.

Mal kaçırma şüphesi varsa tapuya şerh konulması veya ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür. Ayrıca boşanma sürecinde mahkemeden mal varlığına yönelik koruma önlemleri istenebilir.

Boşanmada, evlilik süresince edinilen mallar kural olarak yarı oranında paylaştırılır. Kişisel mallar ise paylaşım dışı tutulur ve her somut olayda malın niteliği ayrı değerlendirilir.