Hakkımızda

Yıldız Hukuk Bürosu, Avukat Caner Yıldız tarafından kurulmuş olup, müvekkillerine güvenilir, şeffaf ve etkin çözümler sunma ilkesiyle faaliyet göstermektedir. Hukukun her alanında adaletin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlayan büromuz, tecrübeli ve alanında uzman avukat kadrosuyla müvekkillerinin haklarını titizlikle savunmaktadır.

© 2025. Tüm hakları saklıdır.

Kısmi Dava Nedir?

Kısmi dava uygulamada sıklıkla başvurulan bir eda davası türüdür. Kısmi dava, davacının tüm alacaklarının değil, yalnızca alacaklarının bir kısmını mahkemeye taşıdığı, diğer kısmını ise ıslah yolu ile ya da ek dava ile öne sürdüğü hukuki süreçtir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olması gerekir. Özellikle uzun ve karışık davalarda, hak kaybı yaşamadan öncelikli taleplerin mahkemeye sunulmasını sağlar. Bu yöntem, hem zaman hem de maliyet açısından avantajlıdır ve davacının belirli taleplerini erken aşamada güvence altına almasına yardımcı olur. Tam dava açmak yerine, öncelikli olarak belirli taleplerin görülmesi, sürecin yönetilmesini kolaylaştırır ve ilerleyen aşamalarda kalan talepler için ayrı bir yol bırakır.

İçindekiler

Hangi durumlarda başvurulur?

Kısmi dava, davacının tüm taleplerini tek seferde mahkemeye taşımak yerine, öncelikli veya önemli taleplerini hızlıca güvence altına almak istediği durumlarda başvurulur. Özellikle uzun sürecek ve karmaşık davalarda, bazı taleplerin erken görülmesi hem hak kaybını önler hem de dava sürecini daha yönetilebilir hale getirir.

Örneğin, iş hukukunda bir çalışan, işverenle yaşadığı uyuşmazlıkta hem maaş alacaklarını hem de manevi tazminatını talep edebilir. Bu taleplere ilişkin alacakların bir kısmı üzerinden dava açılır. Talepler bilirkişi marifetiyle belirlendikten sonra davayı ıslah edebilir ya da ek dava açabilir. Kısmi dava, ayrıca dava konusu miktarın büyük olduğu veya mahkeme sürecinin uzun süreceği ticari davalarda da tercih edilir. Bu sayede davacı, öncelikli olarak önem arz eden haklarını güvence altına alırken, diğer taleplerin ilerleyen süreçte ele alınmasını sağlayabilir.

Kısmi Davanın Amacı ve Avantajları

Kısmi dava, özellikle haklarını korumak isteyen davacılar için stratejik bir araçtır. Tam dava açmak yerine öncelikli taleplerin mahkemeye taşınmasını sağlayan bu yöntem, hem sürecin yönetilmesini kolaylaştırır hem de hak kaybı riskini azaltır. Kısmi davanın amacı ve avantajları, temelde zamandan ve maliyetten tasarruf sağlama ve hak kaybını önleme üzerine kuruludur.

Zamandan ve maliyetten tasarruf

Kısmi dava, davacının tüm taleplerini tek bir dava dosyasında toplamadan, öncelikli veya acil talepler için mahkemeye başvurmasına olanak tanır. Bu yaklaşım, özellikle uzun sürecek ve karmaşık davalarda ciddi bir zaman ve maliyet avantajı sağlar.

  • Mahkeme sürecinde her talebin ayrı ayrı ele alınması, hem mahkeme yükünü artırır hem de davacının dava süresince uğrayacağı giderleri çoğaltır. Kısmi dava sayesinde davacı, önemli olan taleplerini hızlıca ele aldırabilir ve gereksiz uzun prosedürlerden kaçınabilir.
  • Ayrıca dava masrafları da önemli ölçüde azalır. Özellikle ticari veya iş hukuku davalarında, dava konusu miktar büyükse tüm taleplerin tek seferde görülmesi ciddi bir mali yük doğurabilir. Kısmi dava, masrafları öncelikli talepler üzerinden optimize ederek davacının finansal yükünü hafifletir.

Bu avantaj, hem davacının süreci daha etkin yönetmesini sağlar hem de mahkeme kararlarının daha hızlı alınmasına katkı verir.

Hak kaybını önleme

Kısmi davanın bir diğer temel avantajı, hak kaybı riskini azaltmasıdır. Özellikle zaman aşımına tabi olan talepler için kısmi dava, davacının öncelikli haklarını güvence altına almasını sağlar.

  • Örneğin, bir işçi hem maaş alacaklarını hem de manevi tazminatını talep edebilir. Eğer davacı tüm talepler için beklerse, zaman aşımı nedeniyle bazı haklar kaybolabilir. Kısmi dava ile öncelikli olarak korunması gereken haklar mahkemeye taşınır ve güvence altına alınır.
  • Hak kaybının önlenmesi, özellikle uzun süren veya karmaşık davalarda büyük önem taşır. Kısmi dava sayesinde davacı, önemli taleplerin yasal süre içinde görülmesini sağlar ve diğer talepler için ilerleyen süreçte ayrı bir yol bırakır.

Kısmi Dava ile Tam Dava Arasındaki Farklar

Kısmi dava ve tam dava kavramları, davacının taleplerini mahkemeye sunma biçimleri açısından birbirinden farklıdır. Kısmi dava, yalnızca davacının öncelikli veya önemli gördüğü taleplerin ele alındığı bir süreçtir; tam dava ise tüm taleplerin tek bir dava dosyasında mahkemeye taşındığı klasik hukuki yöntemdir. Bu fark, hem davanın kapsamını hem de sürecin işleyişini doğrudan etkiler.

Hedeflenen talepler ve kapsam

Kısmi davada davacı, tüm haklarını aynı anda talep etmek yerine, öncelikli veya acil olan haklarını mahkemeye sunar. Bu yaklaşım, özellikle zaman aşımı süresi yaklaşan veya büyük öneme sahip talepler için önemlidir. Tam davada ise davacı tüm taleplerini aynı dosyada toplar; bu, davanın kapsamını genişletir ve mahkeme sürecini daha uzun ve karmaşık hale getirir. Kısmi dava, böylece davacının önceliklerini belirlemesine ve haklarını hızlıca güvence altına almasına olanak tanır.

Mahkeme sürecindeki farklılıklar

Mahkeme süreci açısından da kısmi dava ile tam dava arasında belirgin farklar vardır. Kısmi davada, mahkeme yalnızca talep edilen kısmi konuyu değerlendirir ve kararını buna göre verir. Bu, sürecin daha hızlı ilerlemesini sağlar ve davacının haklarını erken aşamada güvence altına alır. Tam davada ise mahkeme, davanın tüm kapsamını ele almak zorundadır; bu durum, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve raporların değerlendirilmesi açısından süreci uzatır. Ayrıca tam dava süreci, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüm boyutlarını içerdiği için hukuki stratejiyi daha karmaşık hale getirebilir.

Kısmi davada ayrıca, mahkemenin verdiği karar yalnızca talep edilen kısmı kapsadığından, davacının diğer hakları ilerleyen bir aşamada dava ıslah edilerek ya da ek dava ile takip edilebilir. Tam davada ise karar, tüm talepleri kapsadığı için ek dava açma imkanı sınırlı kalabilir. Bu durum, davacının stratejik olarak hangi taleplerini önce mahkemeye taşımak istediğini planlamasında belirleyici rol oynar.

Kısmi Dava Açılabilecek Hukuki Alanlar

kısmi dava

Kısmi dava, hukukun birçok alanında uygulanabilen esnek bir davadır ve özellikle karmaşık veya uzun sürecek uyuşmazlıklarda tercih edilir. Ancak her dava türünde değil, belirli hukuki alanlarda stratejik bir araç olarak öne çıkar. İş hukuku, borçlar hukuku ve ticari davalar, kısmi davanın en sık kullanıldığı alanlardır.

İş hukuku borçlar hukuku, ticari davalar

İş hukuku alanında kısmi dava, özellikle iş kazaları, ücret alacakları veya iş sözleşmesinden kaynaklanan hakların talep edilmesinde öne çıkar. Örneğin, bir çalışan işverenine karşı hem maaş alacakları hem de kıdem tazminatı için hak talebinde bulunabilir. Ancak acil olan maaş alacaklarını hızlıca almak için kısmi dava açabilir ve kıdem tazminatı talebini daha sonra ayrı bir dava ile takip edebilir. Ya da her iki talebi de kısmi olarak düşük bir tutar üzerinden gösterip daha sonra davayı ıslah edebilir ya da ek dava açabilir.

Borçlar hukuku açısından kısmi dava, alacak davalarında veya sözleşmeden doğan hakların talebinde kullanılır. Örneğin, bir kişi bir sözleşmeden kaynaklanan birden fazla alacağını aynı anda değil, öncelikli olarak en önemli olanını dava ederek güvence altına alabilir. Bu yöntem, hak kaybını önler ve davanın yönetilmesini kolaylaştırır.

Ticari davalarda ise kısmi dava, özellikle büyük meblağlı veya kompleks sözleşme uyuşmazlıklarında tercih edilir. Şirketler, öncelikli olarak likiditeyi veya acil alacakları güvence altına almak için kısmi dava açabilir. Diğer talepler ise daha sonra ayrı bir süreçte ele alınabilir. Bu yaklaşım, ticari faaliyetlerin aksamadan sürmesini ve şirketin finansal risklerinin minimize edilmesini sağlar.

Örnek vakalar ve uygulamalar

Kısmi davaya başvurulabilecek pratik örnekler oldukça çeşitlidir. İş hukuku alanında, iş kazası sonucu maaş ve tazminat taleplerinde çalışan, öncelikli olarak maaş alacakları için kısmi dava açabilir. Borçlar hukuku kapsamında, bir alacaklı, acil tahsilat gerektiren alacağını öncelikli olarak dava dosyasına taşıyabilir ve diğer borçları ilerleyen süreçte ayrı dava ile talep edebilir.

Ticari davalarda, şirketler genellikle büyük sözleşmelerden doğan farklı taleplerin tümünü aynı anda mahkemeye taşımak yerine, öncelikli talepler için kısmi dava açar. Örneğin, bir tedarikçi şirket, ödenmemiş faturaları için kısmi dava açabilir, anlaşmazlık konusu diğer hizmet bedellerini daha sonra ayrı bir dava ile takip edebilir. Bu yaklaşım, hem dava süresini yönetilebilir kılar hem de önemli hakların kaybolmasını önler.

Kısmi Dava Süreci ve İşleyişi

Dava süreci, öncelikle dava dilekçesinin hazırlanması ile başlar. Davacı, mahkemeye hangi taleplerini öncelikli olarak görmek istediğini açık ve net bir şekilde belirtmelidir. Bu dilekçe, sadece kısmi talepleri kapsayacak şekilde düzenlenir ve mahkemeye sunulur. Delillerin toplanması ve tanık beyanlarının alınması da yalnızca bu kısmi talepler doğrultusunda yapılır; böylece dava süreci daha hızlı ve odaklı ilerler.

Mahkeme, kısmi talepleri inceledikten sonra kararını verir. Bu karar, yalnızca dava konusu olan kısmı kapsar ve davacının diğer talepleri için ayrı bir süreç yürütülmesine olanak tanır.

Mahkeme sürecinde dikkat edilecek noktalar

Kısmi dava sürecinde, mahkeme öncesi ve mahkeme sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Bu noktaların göz ardı edilmesi, davanın seyrini olumsuz etkileyebilir veya hak kaybına yol açabilir. Kısmi davalar, öncelikli taleplerin güvence altına alınmasını sağladığı için, sürecin her aşamasında stratejik bir yaklaşım benimsemek gerekir.

Dava dilekçesinin doğru hazırlanması

Öncelikle, dava dilekçesinin doğru ve eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır. Davacı, mahkemeye hangi taleplerini öncelikli olarak görmek istediğini net bir şekilde belirtmeli ve delilleri buna uygun şekilde sunmalıdır. Eksik veya belirsiz dilekçe, mahkemenin talepleri yanlış anlamasına veya reddetmesine neden olabilir. Ayrıca davanın kısmi dava olduğunun belirtilmesine gerek yoktur. Uygulamada “fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla” veya “şimdilik alacağının belli bir miktarının dava edildiği” belirtilerek açılan dava kısmi davadır.

Delillerin titizlikle toplanması

Mahkeme sürecinde ayrıca delillerin titizlikle toplanması ve sunulması gerekir. Kısmi dava yalnızca belirli talepleri kapsadığı için, delillerin bu taleplerle doğrudan ilişkilendirilmesi önemlidir. Tanık beyanları, tıbbi raporlar, sözleşmeler ve diğer belgeler doğru bir şekilde organize edilmelidir. Delillerin eksik veya hatalı sunulması, davanın seyrini geciktirebilir veya talebin reddedilmesine yol açabilir.

Zamanaşımı ve hak kaybı riskine dikkat etmek

Bir diğer önemli nokta, zamanaşımı ve hak kaybı riskine dikkat etmektir. Kısmi dava açıldığında, öncelikli talepler güvence altına alınsa da kalan haklar için yeni bir dava açılacaksa süreleri yakından takip etmek gerekir. Aksi halde, zamanaşımı nedeniyle kalan haklar kaybolabilir ve davacının ilerleyen süreçte hak talep etme imkanı ortadan kalkabilir.

Kısmi Dava Sonrası Haklar ve Sınırlar

Kısmi dava süreci tamamlandığında, mahkeme yalnızca açılan kısmi talepler hakkında karar verir. Ancak davacının tüm hakları henüz sona ermiş sayılmaz; kalan talepler için ayrı bir süreç başlatmak mümkündür. Bu aşamada, davacının haklarını koruması ve sürecin sağlıklı ilerlemesi için bazı önemli noktalar vardır. Sürelerin takibi, zamanaşımı riskinin önlenmesi ve stratejik planlama, kısmi dava sonrasında dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlardır.

Kalan taleplerin açılması

Kısmi dava sonrasında, mahkeme yalnızca davacı tarafından açılan kısmi talepleri değerlendirir. Bu, diğer taleplerin tamamen kaybolduğu anlamına gelmez; kalan haklar için ayrı bir dava açmak mümkündür. Kısmi dava, davacıya öncelikli haklarını hızlı bir şekilde güvence altına alma fırsatı sunarken, diğer talepler için de stratejik bir zaman ve hazırlık avantajı sağlar.

Süre ve zamanaşımı ile ilgili hususlar

Kısmi davadan sonra kalan talepler için süre ve zamanaşımı kuralları büyük önem taşır. Kısmi dava açıldığında, sadece talep edilen kısmın yasal süreleri mahkeme süresince işlemeye devam eder; geri kalan haklar için zamanaşımı süreleri geçerliliğini korur. Eğer davacı bu süreleri göz ardı ederse, kalan hakları için yeni dava açsa bile mahkeme, zamanaşımı gerekçesiyle talepleri reddedebilir. Bu nedenle kısmi davadan sonra, kalan talepler için sürelerin dikkatle hesaplanması ve davaların zamanında açılması hayati öneme sahiptir. Süreyi doğru yönetmek, davacının tüm haklarını kaybetmeden korumasını ve stratejik olarak süreci planlamasını sağlar.

Sık Sorulan Sorular
Davanın kısmi mi belirsiz mi olduğu nasıl anlaşılır?

Kısmi dava, davacının yalnızca alacağın bir kısmını talep ederken, belirsiz alacak davası, miktarı net olmayan veya değişebilecek alacaklar için açılır. Dilekçede talebin net ve sınırlı olup olmadığına bakılarak dava türü anlaşılır.

Kısmi davada, dava ıslah edilir. Ancak kısmi davalarda dava yalnızca bir defa ıslah edilir. Talep artırım, belirsiz alacak davalarında uygulanır.

Kısmi davada faiz, dava türüne göre değişiklik gösterir. Dava açılış tarihinden itibaren, olay tarihinden itibaren ya da karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faiz uygulanabilir.

Kısmi tazminat davası, davacının tüm tazminat taleplerini değil, sadece belirli bir kısmını mahkemeye taşıdığı hukuki süreçtir. Bu, özellikle iş kazası veya sözleşmeden doğan alacaklarda öncelikli hakları güvence altına almak için kullanılır.

Kısmi dava, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olmadığı durumlarda açılamaz. Ayrıca bazı belirsiz veya kesin olmayan alacaklar için kısmi dava uygun değildir.

Evet, kısmi dava açılması, açılan kısmın zamanaşımını keser. Ancak açılmayan diğer talepler için zamanaşımı işlemeye devam eder.

“Şimdilik” ibaresi, kısmi dava açıldığında dava dilekçesinde belirtilen tutara ilişkin olarak yazılır. Uygulamada “fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla” veya “şimdilik alacağının belli bir miktarının dava edildiği” belirtilerek açılan dava kısmi davadır.

Evet, kısmi dava ile belirsiz alacak davası aynı dava dosyasında veya ayrı dosyalarda açılabilir. Talepler yönünden davanın kısmi olarak mı belirsiz olarak mı açılacağı ayrı ayrı belirtilmesi gerekir.