Hakkımızda

Yıldız Hukuk Bürosu, Avukat Caner Yıldız tarafından kurulmuş olup, müvekkillerine güvenilir, şeffaf ve etkin çözümler sunma ilkesiyle faaliyet göstermektedir. Hukukun her alanında adaletin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlayan büromuz, tecrübeli ve alanında uzman avukat kadrosuyla müvekkillerinin haklarını titizlikle savunmaktadır.

© 2025. Tüm hakları saklıdır.

Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Hukuka aykırı bir fiil, sözleşmeye aykırılık, kaza ya da hak ihlali sonucunda maddi veya manevi zarara uğrayan kişiler, uğradıkları bu zararın giderilmesi için tazminat davası açma hakkına sahiptir. Ancak tazminat davası süreci, belirli hukuki şartlara ve usul kurallarına bağlı olup doğru adımların atılmasını gerektirir. Yanlış veya eksik yapılan başvurular, hak kaybına yol açabileceğinden sürecin bilinçli şekilde yürütülmesi büyük önem taşır.

Bu yazıda, tazminat davası nasıl açılır, hangi durumlarda tazminat talep edilebileceği, dava açmadan önce dikkat edilmesi gereken hususlar ve yargılama sürecinin temel aşamaları ele alınacaktır. Tazminat davası açmayı düşünen kişilerin, haklarını etkin şekilde koruyabilmeleri için bilmesi gereken tüm temel noktalar sade ve anlaşılır bir dille açıklanacaktır.

Eve haciz gelmesi, hukuki sürecin belirli bir aşamaya ulaşması durumunda gündeme gelir. Bu aşamada borçluya tebligat yapılmış, ödeme süresi geçmiş ve borç ödenmemiş olmalıdır. Dolayısıyla icra memurlarının kapıya gelmesi, aniden ve habersiz gerçekleşen bir durum değildir. Yazımızda, ev haczinin hangi durumlarda uygulanabileceğini, hangi eşyaların alınamayacağını, borçlunun hangi haklara sahip olduğunu ve süreci nasıl yönetebileceğini tüm detaylarıyla ele alacağız. Ama önce şunu vurgulamak gerekir; evinize icra gelmesi her zaman eşyaların haczedileceği anlamına gelmez ve bu süreçte sahip olduğunuz pek çok hukuki hak vardır.

İçindekiler

Tazminat Davası Nedir?

tazminat davası

Tazminat davası, bir kişinin hukuka aykırı bir fiil veya kusurlu davranış nedeniyle uğradığı zararın karşılanması için açılan davadır. Bu dava ile zarar gören kişi, maddi ya da manevi kaybının sorumlu kişi veya kurum tarafından giderilmesini talep eder. Tazminat davaları; haksız fiil, sözleşmeye aykırılık veya kanundan doğan sorumluluklara dayanabilir. Amaç, zarar görenin uğradığı kaybın mümkün olduğunca telafi edilmesi ve hak dengesinin yeniden sağlanmasıdır. 

Tazminat davalarında maddi tazminat, ekonomik zararların (gelir kaybı, tedavi giderleri, onarım masrafları gibi) karşılanmasını amaçlarken; manevi tazminat, kişinin yaşadığı acı, elem ve üzüntünün giderilmesine yöneliktir. Somut olayın özelliklerine göre her iki tazminat türü birlikte veya ayrı ayrı talep edilebilir.

Tazminat Davası Türleri

tazminat avukatı
  • Maddi Tazminat Davası
  • Manevi Tazminat Davası
  • Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat Davası
  • Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Tazminat Davası
  • Trafik Kazası Tazminat Davası
  • İş Kazası ve Meslek Hastalığından Doğan Tazminat Davası
  • Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davası
  • Boşanma Nedeniyle Açılan Tazminat Davası
  • Malpraktis (Hekim Hatası) Tazminat Davası
  • Kişilik Haklarının İhlalinden Doğan Tazminat Davası

Hangi Durumlarda Tazminat Davası Açılabilir?

Tazminat davası, kişinin hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırı bir davranış sonucunda maddi ya da manevi zarara uğraması hâlinde açılabilir. Haksız fiiller, sözleşme ihlalleri, trafik kazaları, iş kazaları ve meslek hastalıkları, hekim hataları, kişilik haklarının ihlali, boşanma sürecinde kusurlu davranışlar, ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ile ayıplı mal veya hizmetten doğan zararlar tazminat davasına konu olabilir. Bu tür durumlarda, zararın gerçekleşmiş olması ve zarar ile fiil arasında hukuki bir nedensellik bağının bulunması, tazminat talebinin temel şartlarını oluşturur.

Tazminat Davası Açma Şartları Nelerdir?

Tazminat davası açılabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil sonucu maddi veya manevi bir zararın doğmuş olması ve bu zarar ile fiil arasında hukuki bir bağ bulunması gerekir.

Bu temel koşulun yanında, tazminat talebinin kabul edilebilmesi için kanunda aranan bazı unsurların birlikte gerçekleşmiş olması zorunludur. Öncelikle, hukuka aykırılık şartı aranır. Zarar doğuran davranışın kanuna, sözleşmeye, kişilik haklarına veya genel hukuk kurallarına aykırı olması gerekir. Hukuka uygunluk sebepleri kapsamında kalan fiiller, her ne kadar zarara yol açsa da tazminat sorumluluğu doğurmaz. 

Bir diğer önemli şart zararın varlığıdır. Zararın fiilen meydana gelmiş olması gerekir; yalnızca olasılıklara dayanan veya henüz gerçekleşmemiş zararlar için tazminat davası açılamaz. Maddi zarar, parasal olarak ölçülebilen kayıpları ifade ederken, manevi zarar kişinin yaşadığı acı, elem ve psikolojik yıpranma şeklinde ortaya çıkar.

Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için çoğu durumda kusur aranır. Zarar verenin kasten ya da ihmal yoluyla kusurlu bir davranış sergilemiş olması gerekir. Bununla birlikte, bazı özel durumlarda kusur aranmaksızın da sorumluluk doğabilir. Özellikle tehlike sorumluluğu ve kusursuz sorumluluk hâllerinde, zarar verenin kusuru olmasa bile tazminat yükümlülüğü söz konusu olabilir. Ayrıca, zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik (illiyet) bağı bulunmalıdır. Meydana gelen zarar, doğrudan zarar veren davranışın sonucu olmalıdır. Zarar ile fiil arasında uygun bir bağlantı kurulamadığı takdirde tazminat talebi reddedilir.

Tazminat Davası Açmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tazminat davası açmadan önce, hak kaybı yaşanmaması ve davanın sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için bazı hususların dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle, uğranılan zararın hukuken tazmin edilebilir nitelikte olup olmadığı belirlenmelidir. Her zarar, tazminat sorumluluğu doğurmaz; zararın hukuka aykırı bir fiilden veya sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanması gerekir.

Dava açılmadan önce delillerin eksiksiz şekilde toplanması büyük önem taşır. Zararın varlığını ve miktarını ispatlayacak belgeler, tanıklar, raporlar, sözleşmeler ve yazışmalar önceden hazırlanmalıdır. Delil yetersizliği, davanın reddine veya talep edilen tazminatın düşmesine yol açabilir.

Bir diğer önemli husus, zamanaşımı süresinin kontrol edilmesidir. Tazminat davaları belirli süreler içinde açılmak zorundadır. Sürenin geçirilmesi hâlinde, karşı tarafın zamanaşımı itirazında bulunması davanın kaybedilmesine neden olabilir.

Ayrıca, bazı dava türlerinde arabuluculuk veya uzlaşma zorunluluğu bulunmaktadır. Özellikle iş hukukundan doğan tazminat taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi, davanın usulden reddi sonucunu doğurur.

Tazminat Davasında Zamanaşımı Süreleri

Tazminat davalarında zamanaşımı süresi, kural olarak zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlükârda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. Bu genel süreler, özellikle haksız fiilden doğan tazminat davaları için uygulanır ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir. Zamanaşımı süresinin dolması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz; ancak karşı tarafın zamanaşımı itirazında bulunması hâlinde mahkeme tazminat talebini reddeder. Bu nedenle sürelerin doğru hesaplanması büyük önem taşır.

Tazminat talebine konu olan fiil aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç oluşturuyorsa ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, tazminat davasında da bu daha uzun süre uygulanır. Bu durum özellikle trafik kazaları, ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanan olaylarda sıklıkla gündeme gelir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davalarında ise genel zamanaşımı süresi kural olarak 10 yıldır. Ancak sözleşmenin türüne ve ilgili özel mevzuata göre daha kısa veya daha uzun zamanaşımı süreleri öngörülmüş olabilir.

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarında da çoğunlukla haksız fiil zamanaşımı hükümleri uygulanmakta olup, sürenin başlangıcı zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihe göre belirlenmektedir. Zamanaşımı, bazı durumlarda kesilebilir veya durabilir. Dava açılması, icra takibi başlatılması veya taraflar arasında uzlaşma girişimlerinde bulunulması gibi hâller zamanaşımını kesen nedenler arasında yer alır.

Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

tazminat

Tazminat davası, davanın türüne, mahkemenin iş yüküne ve dosyanın kapsamına bağlı olarak ortalama 1,5 ila 3 yıl arasında sonuçlanır. Tazminat davalarının süresi; talep edilen tazminatın niteliğine, taraf sayısına, delil durumuna ve bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine göre değişiklik gösterebilir. Basit ve delilleri net olan dosyalar daha kısa sürede sonuçlanırken, kapsamlı inceleme gerektiren davalar daha uzun sürebilir. Özellikle bilirkişi raporu alınması gereken davalarda süreç uzayabilmektedir. Trafik kazası, iş kazası, malpraktis gibi teknik değerlendirme gerektiren tazminat davalarında birden fazla bilirkişi raporu düzenlenmesi, yargılamanın süresini doğrudan etkiler.

Tazminat Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mu?

Türk hukuk sistemine göre herkes, tazminat davasını avukat olmaksızın kendi adına açabilir ve süreci bizzat takip edebilir. Ancak tazminat davaları, yalnızca dava açmakla sınırlı olmayıp; doğru hukuki sebebin belirlenmesi, talep edilecek tazminat kalemlerinin netleştirilmesi ve usule uygun delil sunulması gibi teknik aşamalar içerir.

Avukat desteğiyle yürütülen davalarda, dava dilekçesinin eksiksiz hazırlanması, zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması ve bilirkişi raporlarına etkili şekilde itiraz edilmesi mümkün olur. Bu durum, özellikle tazminat miktarının doğru belirlenmesi ve davanın olumlu sonuçlanması açısından önem taşır. Özellikle trafik kazası, iş kazası, hekim hatası ve yüksek meblağlı tazminat taleplerinde, sürecin karmaşıklığı nedeniyle avukatla temsil edilmek ciddi bir avantaj sağlar. Bu nedenle, her ne kadar yasal bir zorunluluk bulunmasa da tazminat davasının bir avukat aracılığıyla takip edilmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından çoğu durumda tavsiye edilmektedir.

Tazminat Davası Masrafları Nelerdir?

Tazminat davasında; harçlar, yargılama giderleri, bilirkişi ve keşif ücretleri ile varsa avukatlık ücretine ödeme yapılır. Dava açılırken öncelikle başvuru harcı ve peşin harç yatırılması gerekir. Bu harçlar, talep edilen tazminat miktarına göre hesaplanır ve davanın açılabilmesi için zorunludur. Yargılama süreci ilerledikçe eksik kalan harçların tamamlanması istenebilir.

Dava sırasında mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilirse, bilirkişi ücreti taraflardan talep edilir. Aynı şekilde, olay yerinde inceleme yapılması gereken hâllerde keşif masrafları da dava giderleri arasında yer alır. Tebligat, posta ve dosya giderleri de yargılama masrafları kapsamında değerlendirilir. Avukatla takip edilen tazminat davalarında ayrıca avukatlık ücreti ödenir. Bu ücret, avukat ile müvekkil arasında serbestçe belirlenir ve dava masraflarından ayrı bir kalemdir. Davanın kazanılması hâlinde ise mahkeme, karşı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretini ödemesine karar verebilir.

Tazminat Davası Kazanılırsa Ne Olur?

Tazminat davası kazanılırsa, mahkeme tarafından hükmedilen tazminat tutarının davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilir. Mahkeme, davanın kabulüne karar verdiğinde maddi ve/veya manevi tazminat miktarını belirler ve bu tutarın hangi tarihten itibaren faiz işletileceğini hüküm altına alır. Ayrıca yargılama sürecinde yapılan harç ve giderler ile vekalet ücreti de kural olarak davalı tarafa yükletilir.

Kararın kesinleşmesinin ardından, davalı taraf tazminat tutarını kendiliğinden ödemezse, davacı icra takibi başlatarak alacağını tahsil edebilir. Bu aşamada borçlunun maaşına haciz konulması, banka hesaplarına veya taşınır ve taşınmaz mallarına haciz uygulanması mümkündür. Dava kısmen kabul edilmişse, tazminat ve yargılama giderleri tarafların haklılık oranına göre paylaştırılır. Karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuşsa, tazminatın tahsili için kararın kesinleşmesi beklenir.

Tazminat Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Hangi durumlarda tazminat davası açılır?

Hukuka aykırı bir fiil, sözleşme ihlali, kaza veya hak ihlali sonucu maddi ya da manevi zarar doğduğunda açılır.

Davacı tazminat alamaz ve yargılama giderleri ile karşı tarafın vekalet ücretini ödemek zorunda kalabilir.

Davanın niteliğine göre değişmekle birlikte ortalama 1,5–3 yıl sürer; itiraz ve üst mahkeme süreçleriyle uzayabilir.

Kendi avukatının ücretini taraflar kendileri öder; dava kazanılırsa karşı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilir.

Evet, dolandırıcılık nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan kişi tazminat davası açabilir.

Zararın türü ve miktarı, kusur oranı, olayın özellikleri ve hakkaniyet esaslarına göre belirlenir.

Hayır, tazminat davası e-Devlet üzerinden açılamaz; dava yetkili mahkemeye dilekçe ile açılır.